Selenyum, vücutta selenoproteinler aracılığıyla güçlü bir antioksidan görevi görerek oksidatif stresle savaşır, bağışıklık sistemini güçlendirir, tiroid hormonlarının sentezini destekler; ayrıca kardiovasküler sağlığı koruyabilir, üreme yeteneğini iyileştirebilir ve inflamasyonu azaltabilir. Yetersiz selenyum alımı Keshan ve Kashin‑Beck gibi hastalıklara yol açabilirken, fazlalığı ise selenozis olarak adlandırılan, saç ve tırnak dökülmesi, sinir sistemi bozuklukları gibi toksik etkilere neden olabilir. Selenyum tüketimi dikkatli yapılmalıdır. Selenyum, özellikle selenyum eksikliği olan bireylerde ve bazı tiroid otoimmün hastalıklarında kısa süreli ve doktor kontrolünde fayda sağlayabilir; gebelikte de pre-eklampsi riskini azaltabileceği bazı çalışmalarda bildirilmektedir. Gebelik ve emzirme sürecinde düşük doz kullanım genel olarak güvenli kabul edilse de uzun süreli yüksek doz kullanım potansiyel toksisite riski taşır.
Selenyum, hayvansal protein içeren yiyeceklerde (örneğin kırmızı et, sakatat, kümes hayvanları, balık, kabuklu deniz ürünleri ve yumurta) yüksek miktarda bulunmakla birlikte, bitkisel kaynaklardaki içeriği yetiştiği toprağın selenyum düzeyine bağlı olarak değişir; bu nedenle tam tahıllar, baklagiller, mantar, sarımsak, ayçiçeği tohumu gibi bitkisel besinler de yerel toprağın selenyum içeriği yüksekse anlamlı katkı sağlar. Brezilya cevizi de yüksek miktarda selenyum içerir günlük tüketimde dikkat edilmesi gerekir. Diğer güçlü kaynaklar arasında yüzer ton balığı, sardalya, karides gibi deniz ürünleri; dana ve tavuk eti; yumurta; tam tahıllar, baklagiller ve süt ürünleri sayılabilir. Bu çeşitlilik, dengeli bir diyet yoluyla selenyum ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olur.
Bahçeşehir MerveDiyet Merkezi Diyetisyenleri olarak bu yazımızda selenyum konusunu sizlerle paylaştık. Sizler de beslenme danışmanlığı almak isterseniz 0533 935 90 14 numarasından bize ulaşabilirsiniz
