İştah, besinlere karşı duyulan bilinçli bir istek veya başka bir deyişle zevkle ve arzu edilerek yemek yemek olup, yemeğin görünümü ve geçmiş deneyimlerle şekillenir. Yani beslenebilmek için iştah gerekmektedir. İştahsızlık ise açlık hissinin algılanamaması durumudur ve özellikle çocuklarda büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyebilir. İştahsızlık doğumdan sonra ilk beslenmelerde kendini göstermektedir. Bebeğin besin için ağlamaması, beslemek için dışardan uyarıya ihtiyaç duyması, gece boyunca beslenmek için hiç uyanmayan bebekler açlık sinyali düşük olarak değerlendirilmektedirler. Bazı bebeklerde besine talep olsa da az miktarlarda doygunluk hissiyle beslenmeyi sonlandırdığı bilinmektedir. Çocukluk döneminde ek gıdaya geçişte ağzındaki besini uzun süre çevirme, ağızda tutma gibi tabağındakileri bitiremeyenler de iştahsız olarak ifadelendirmektedir. Çocuklarda ek gıdaya geçiş döneminde tatların değişmesi ve yeni yiyeceklerle karşılaşma gıda neofobisine neden olmakta böylelikle çocuklarda iştahsızlık görülebilmektedir.
İştahsız çocuktaki büyüme ve gelişme geriliği durumunda altta yatan neden araştırılmalıdır. Çocuğun beslenmesi hakkında 3 günlük beslenme anamnezi detaylı bir şekilde alınmalıdır. Besinlerin hazırlanış şekli, günlük televizyon izleme süresi yemek sırasında izlenip izlenmediği, ödüllendirme ve cezalandırma sisteminin olup olmadığı, beslenme için uygulanan yöntemler öğrenilmelidir. Çocuğa tam bir fiziksel muayene, kan tahlilleri tanı koymada yardımcı olmaktadır.
İştahsız Çocukta Beslenme Önerileri
- Besinlerin çocukların gelişimine göre hazırlanmasına dikkat edilmeli.
- Besinlerin çocukların dikkatini çekecek şekilde hazırlanmalıdır ve çocuğun kendi başına yemesi teşvik edilmelidir.
- Yemeklerin porsiyonları çocuğa göre özellikle tabaklarına fazla koymadan az şekilde konulup çocuğun tabağını bitirebildiği düşündürülmelidir.
- Çocukların yemeklerini seçme imkânı sunulmalıdır.
- Öğün sırasında çocuğa teklif edilen besin reddedilmişse farklı şekillerde ve farklı zamanlarda tekrar sunulmalıdır.
- Süt, kola, meyve suları, su , çay gibi besinler yemeklerden önce veya yemek sırasında verilmemelidir.
- Öğün saatleri düzenli olmalı ve çocuk ebeveynleri veya bakım veren kişi veya arkadaşları ile kalabalık sofralarda aynı anda yemeğini yemelidir bu beslenmede olumlu etkiler ortaya çıkarmaktadır.
- Çocuğa öğün aralarında çikolata veya farklı abur cubur, atıştırmalıklar verilmemelidir.
- Çocuk yemek sırasında dikkatini dağıtacak televizyon, tablet, telefon gibi elektronik eşyalardan uzak tutulmalıdır.
- Çocuğun ebeveynlerine veya bakım veren kişiye bu konuda eğitim verilmelidir.
- Az yiyen çocuklarda öğün sayısı artırılabilir, öğünlerin enerjisini artırmak için modüler beslenme ürünleri kullanılabilir.
- Çocukta vitamin ve mineral eksiklikleri durumunda doktor gözetiminde takviye yapılabilir.
- Çocuklarda ceza veya ödüllendirme sistemi kaldırılmalıdır.
- Özellikle çocukların sebze tüketimi çok az olmaktadır ve lahana, karnabahar, pırasa, kereviz gibi keskin koku ve tada sahip sebzeleri tüketmemektedirler bu besinleri farklı formlarda tükettirip alıştırılmalıdır.
- Öğünlerin protein, karbonhidrat ve yağ içeriği dengeli olmalı, vitamin ve mineral yönünden de yeterli ve dengeli olmalıdır.
- B grubu vitamin olan folik asidin ve minerallerden demirin iştah üzerine olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Bu nedenle çocuğun bu vitamin ve mineral açısından zengin besinlerden faydalanması sağlanmalıdır.
- Çocukların yemek yapımına dahil olması sağlanmalıdır böylelikle çocuklarda merak uyanmakta ve besine karşı istek oluşmaktadır.
- Az öğün sayısı tüketen çocuklarda ara öğünler atlanarak ana öğünlerde düşük hacim yüksek enerjili besinler verilebilmektedir.
Bahçeşehir MerveDiyet Merkezi Diyetisyenleri olarak bu yazımızda iştahsız çocuklarda beslenme alışkanlıkları konusunu sizlerle paylaştık. Sizler de beslenme danışmanlığı almak isterseniz 0533 935 90 14 numarasından bize ulaşabilirsiniz
