Lenfositik tiroidit ve kronik otoimmün tiroidit olarak da bilinen Haşimoto tiroiditi (HT), tiroid bezini ilgilendiren en yaygın otoimmün hastalıktır. Kadınlarda daha çok görülürken, yaşla doğru orantıda ve genellikle 45-55 yaşlarında ortaya çıkmaktadır. Hastalığın gelişmesinde, çevresel faktörlerin, kalıtsal yatkınlığın ve bağışıklık faktörlerinin önemli rol oynadığı karmaşık bir süreç söz konusudur.

Haşimato’nun başlıca klinik belirteci, tiroid bezinin hasar görmesi sonucu oluşan ve kilo alımı, kabızlık, soğuğa karşı artan hassasiyet ve kuru cilt ile birlikte görülen primer hipotiroidizmdir (tiroidin yetersiz çalışması).

Haşimato hastalığının nedeninin genetik yatkınlık ve çevresel risk faktörlerinin birleşimi olduğu, bunun da bağışıklık toleransının bozulmasına ve bunun sonucunda tiroid bezine otoimmün (Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması) saldırı oluşmasına bağlı olduğu düşünülmektedir.

Haşimato hastalığında Beslenme

Haşimatoda, ilaç tedavisinin yanında beslenme tedavisi de hastalığın seyrinin azalması için büyük önem taşıyor.  

Haşimatolu hastaların çoğunda laktoz intoleransı teşhis edilir. Buradan yola çıkarak Haşimato hastalığının tedavisini hedefleyen bir diyet genellikle laktoz içeren ürünlerin ortadan kaldırılmasını gerektirir. Genellikle, süt, yoğurt, peynir, tereyağ, dondurma, süt tozu, işlenmiş gıdalar, sucuk, sosis, patates cipsi, çikolata, pasta, krema, bisküvi, kurabiye gibi gıdaların hepsi süt ve süt ürünleri bulundurur.

Benzer şekilde, haşimato hastalarında çölyak hastalığı daha sık görülür. Gluten, arpa, buğday ve çavdar gibi tahıllarda bulunan özellikle ekmek, makarna, kek gibi besinlerin yapımında ortaya çıkan bir protein grubudur.

Haşimato hastalığında dengeli ve Akdeniz tipi beslenme çok önemlidir. Akdeniz tipi beslenmede taze gıdalar ve doymamış yağlar (zeytin, omega-3 ve omega-6 balık yağları) tüketilir, işlenmiş ve paketli gıdaların tüketim oranı düşüktür. Kepekli pirinç, tam buğday ekmek gibi lif oranı yüksek gıdalar tüketilir. Bunun yanında antioksidan yönünden zengin bir beslenme türüdür. Bu tür beslenme hem sindirim ve boşaltım sistemi fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur hem de haşimato belirtilerinin zamanla azalmasına yardımcı olur.

Bunun yanında haşimato hastalığında eksikliği görülen vitamin ve minarellerden zengin dengeli bir beslenme benimsenmelidir. Çinko kaynağı, bitter çikolata, kefir, kabak çekirdeği, fındık, ıspanak; demirden zengin, kırmızı et, ıspanak, deniz ürünleri; ve selenyum bakımından zengin ceviz, balık ve karaciğer tercih edilmelidir.

Guatrojenik etkiye sahip Brokoli, brüksel lahanası, lahana, karnabahar, turp, şalgam, soya ürünleri gibi besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Guatrojenler, tiroid bezinin işlevini etkileyebilen doğal olarak oluşan maddelerdir. Guatrojenler tiroid bezinin hormon üretmesinde zorluk yaratır. Bu da haşimatonun tedavisine olumsuz etki eder.

Bahçeşehir MerveDiyet Merkezi Diyetisyenleri olarak bu yazımızda haşimato ve beslenme konusunu sizlerle paylaştık. Sizler de beslenme danışmanlığı almak isterseniz 0533 935 90 14 numarasından bize ulaşabilirsiniz