Ramazan ayı süresince oruç tutan bireylerin öğün sayısı ve beslenme düzeninde değişiklikler görülmektedir. Orucun bitmesi ile bayramda normal beslenme düzenine geçiş te insanlar daha fazla yemek yeme eğilimi gösterir. Böyle davranan kişiler genelde çok sık ve büyük porsiyonlarda yemek yemeye başlar. Ramazan ayı boyunca uzun süre boş kalmaya alışmış mide ve sindirim sistemi bayram süresince çok yorulur. Bu yüzden genellikle safra kesesi veya mide rahatsızlıklarının ortaya çıkışı ya da rahatsızlıklarının artışı bu dönemlere denk gelebilir. Ramazan ayı boyunca yavaşlayan sindirim sistemine ve metabolizmaya aniden yüklenmek mide ve bağırsaklarda gaz sıkıntısına, diyareye, reflüye, safra kesesi hastalıklarının ortaya çıkışına, hipertansiyona, insülin metabolizmalarının bozulmasına sebep olabilmektedir.

Bayramda da her zamanki gibi 3 ana öğün 3 ara öğün şeklinde beslenilmelidir. Ancak ramazan sonrası birden 6 öğün yapmak mümkün olmayabilir. Bu nedenle ilk gün 3 öğün tüketmek yeterli gelebilir, sonrasında ara öğünlerle 6 öğüne ulaşmak daha sağlıklı olacaktır. Her ana öğünde besin gruplarının her birinden azar azar da olsa bulundurmaya çalışılmalı ve dengeli öğünler düzenlenmelidir.

Bayram gününe hafif bir kahvaltı ile başlamak gerekir. Ramazan ayı boyunca değişen öğün saatleri yerini bayramın ilk günü eski beslenme düzenine bırakır. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı atlamamak sindirim sisteminizin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Gün içerisinde daha fazla besin tüketileceği için hafif bir kahvaltı güne daha zinde başlamanızı sağlayacaktır. Tam buğday ekmeği, peynir, bol yeşillikler, domates, salatalık, zeytin gibi hafif kahvaltılıklar yanında yoğurt, meyve, yulaf ve ceviz gibi karışımları da tercih edebilirsiniz.

Bayram ziyaretlerinde kızartılmış, çok tuzlu ve ağır yemeklerden uzak durmak gerekir . Özellikle diyabet, insülin direnci veya obezite gibi sağlık sorunları olan kişiler bu yemeklerden dolayı rahatsızlık yaşayabilir. En sağlıklı olan; bu dönemde de az ve sık beslenmeye devam etmek ve besin çeşitliliği yanında porsiyon kontrolüne dikkat etmektir. Ara öğünlerde badem, ceviz, fındık gibi kuru yemişler ve taze meyveler tüketerek ana öğünlerde daha fazla besin alımının önüne geçilebilir.

Sağlıklı sindirim sistemi için bayramda da lifli-posalı beslenmek gerekiyor. Ramazan ayı boyunca sindirim sistemi sorunları yaşadıysanız, eski beslenme düzeninize geçtiğinizde bu sorunları daha çok hissedebilirsiniz. Özellikle lif-posa içeriği yüksek olan koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller ve bulgur ile tam tahılları bayram sofralarında bolca bulundurun. Yoğurt, ayran, kefir ve cacık gibi bağırsak floranızın sağlığını geliştirecek besinleri hem ana yemeklerde hem de ara öğünlerde meyve ve kuruyemişlerle karıştırarak tüketebilirsiniz.

Bayram boyunca yapılan her ziyarette ikram edilen çikolata, şeker, tatlı tüketimine çok dikkat edilmelidir. Boş kalori olarak değerlendirilen miktar olarak küçük ancak kalori olarak yüksek olan bu yiyecekler sadece günlük alınan enerjinin artmasına neden olmaktadır. Bu durumda bayram sonrası tartıda kilo artışını görmemize neden olabilir. Bu yüzden yapılan her ziyarette ısrarla ikram edilen tatlılardan sadece 1 porsiyonunu tüketmek daha uygun olacaktır. Yapılan ziyaretler sırasında mümkünse şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih etmek daha doğru bir seçim olacaktır.  Şerbetli tatlılardan vazgeçemiyorsanız, bayram süresince mümkün olduğu kadar arzuladığınız miktarın yarısını yerseniz ve izleyen öğünde de sebze ağırlıklı beslenirseniz, daha az kalori almış olursunuz.

Bayram nedeniyle, çay, kahve, soda, meşrubat gibi normal günden fazla tüketilen sıvıların yanında, su tüketimini dengelemeyi hatırlamak da faydalı olacaktır.

Sahur vakitlerinden kalma bir alışkanlıkla gece geç saatlerde yemek yemeyin. Onun yerine gece ara öğünlerinizde (yatmadan 2 saat kadar önce) meyve ya da yoğurt gibi besinleri tercih etmeye çalışın. Kavun veya karpuz hem sizin seveceğiniz hem de sağlıklı bir ara öğün olabilir, bu meyvelerin bir porsiyonu iki parmak kalınlığında bir ay dilimi kadardır.

Fiziksel aktiviteyi de unutmayın, o da yavaşlayan metabolizmanızı hızlandırmaya çok yardımcı olacaktır. Yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir, asansör yerine merdivenleri kullanarak veya bahçe işleriyle uğraşarak bile fiziksel aktivite düzeyinizi artırabilirsiniz.

Çocukların sürekli şeker ve şekerli ürünlerini tüketmesi açlık duygularına engel olarak, ana yemeklerin ve aralarda olması gereken sağlıklı atıştırmaların reddetmelerine yol açar. Aynı zamanda çikolata ve tatlı tüketimi çocuklarda aşırı tüketim nedeniyle ishale, kusmaya neden olabileceği için, mümkünse yemekten sonra çocuklara, meyve tatlıları, dondurma ve pudingler sunmak yardımcı olabilir.