LENF ÖDEM VE BESLENME

Günümüzde sıkça görülen lenfödem; lenf damarlarındaki doğuştan bozukluk veya doğumdan sonra herhangi bir dönemde hasar görmesine bağlı olarak proteinden zengin olan hücreler arası lenf sıvısının deri ve deri altı dokuda kronik ve ilerleyici olarak birikimi ile seyreden bir hastalıktır.

Hangi nedenle olursa olsun lenfatik sistemin düzgün çalışmaması ve damarların sıvıyı drene edememesiyle dokular için sıvı birikimi görülür. Dokularda biriken sıvı miktarı lenfatik sistemin taşıma kapasitesinden büyükse lenfödem oluşur. Örneğin, meme kanseri cerrahisi sonrası koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması sonucunda ortaya çıkan en sıkıntı verici komplikasyonlardan biridir. Koltuk altı lenf akımının engellenmesi sonucu kolda şişme, rahatsızlık hissi ve ağrıya neden olur.

Lenf ödemde; zamanla deride ve cilt altı dokuda kalınlaşma ile bağ dokusu gelişmeye başlar. Eğer ilerlerse ‘fil hastalığı’  veya ‘elefantiyazis’ denen ileri lenfödem hastalığına ilerler.

Özellikle lenf ödem hastalarının tedavilerinin daha iyi sonuç verebilmesi için fazla kilolarından sağlıklı bir şekilde kurtulması gereklidir. Lenfödem hastalığının bireyde oluşturduğu fizyolojik stres kişide yeme bozukluklarına neden olabilir ve mevcut kilosunda artış görülebilir.  Sağlıklı bir beslenme programında günlük alması gereken protein , karbonhidrat ve yağ dağılımlarının uygun oranlarda ayarlanması ve mevcut bireyde varsa başka metabolik rahatsızlıklara ( kalp ,şeker,tansiyon vs..) göre bir beslenme programı sürdürülmelidir.

Lenfödemde doku arasında proteinli sıvı birikimi olmaktadır. Ancak bu durumdan yola çıkarak beslenmede proteinleri kısıtlamak doğru bir davranış değildir. Çünkü günlük proteinin kısıtlanması ödemi azaltmaz, aksine ödemi artırmaktadır. Bu nedenle yeterli miktarda protein alınmalıdır. Protein alırken özellikle kolay sindirilen tavuk, balık, tofu önerilmektedir.

Fazla miktarda tuz tüketimi vücutta sıvı tutarak ödeme neden olur. Bu nedenle tuz tüketimine dikkat edilmeli, aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır. Çok tuzlu besinleri ( turşu, salamura, konserve vb.) tüketmekten kaçınınız. Yeterli su tüketimi vücutta sıvı dengesini sağlar, ödem atımını kolaylaştırır, toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Günlük 8-10 su bardağı su tüketmeye özen gösterilmelidir.

Çay, kahve, çikolata, alkol gibi kafein içeren diüretik içecekler ve yiyecekleri fazla miktarda tüketilmemelidir. Çünkü bu tür besinler böbreklerden idrar atımını uyardığı için vücuttaki sıvı miktarını azaltmaktadır.

Ameliyat sonrası, yaraların iyileşme döneminde yeterli besin ve kalori alabilmek önemlidir. Bunun yanında multivitamin desteklerine, kollojen yapımında gerekli C vitamini, A vitaminine yine yara iyileşmesinde etkin çinko alımına dikkat edilmelidir. Çinko, kronik lenfödemde gelişen ‘sarı tırnak sendromuna da iyi gelecektir.