Kolajen vücudumuzda en çok bulunan proteindir. Bu yapısal protein başlıca; kemik, kas, bağ dokuları ve cilt hücrelerinde bulunur. Vücut içinde birçok farklı işlevi olan bu protein vücudu bir arada tutan maddedir, yani kolajen olmadan vücut parçaları bir arada kalamaz.

Kolajenin temel görevi bağ dokusunu güçlendirmek ve vücut bütünlüğünü korumaktır. Destekleyici ve elastikiyet özelliklerine sahip olan kolajen vücudumuza dayanıklılık sağlar.

Kolajeni biraz daha yakından inceleyecek olursak;

Yeterli miktardaki kolajen kas oluşumuna yardımcı olur ve ağır egzersiz sonrası vücudun daha hızlı iyileşmesini sağlar. Ayrıca kolajen vücuttaki tendonların ve liflerin iyileşmesinde ve kemiklerin güçlenmesinde büyük rol oynar.  Kolajen ciltte dokulara zarar vermeden iyileşmede ve yeni hücre oluşumunda etkindir. Cilt problemlerinde günlük diyete kolajen içeren besinler eklenmesi önerilmektedir.

 Kolajenin başka bir faydası da esneklik sağlamasıdır. Eklemlerin esnekliğini sağlayarak kıkırdağın dokusunu korur, böylece eklem sakatlıkları daha az yaşanır. Cildin esnekliğini korur ve kilo alıp vermede sarkmaları önler. Kan ve lenf damarlarındaki esneklik sayesinde de düşük tansiyon ve kalp hastalıkları gelişme riskini azaltır.

 

Kolajenin yeterli miktarlarda tüketilmesi yukarıda saydığımız ve vücudumuza yapısal olarak yarar sağlayacak birçok özellik için gereklidir. Yaş ilerledikçe vücutta kolajen kaybı başlar ve bu kayıp esnekliğin azalmasına, cildin incelmesine ve sarkmasına, saçların kuvvetini kaybetmesine sebep olur. Kötü beslenmek, sigara içmek, güneşe çok fazla maruz kalmak, toksinler ve çevre kirliliği, stres, menopoz gibi etkenler kolajen kaybını hızlandıran faktörlerdendir. Ayrıca şeker ve rafine edilmiş karbonhidratlar da kolajenin kendini tamir etme yeteneğine zarar verir.

 

Yeterli miktarda kolajen tüketimi için en iyi seçenek kolajenden zengin besinlerin tüketilmesidir. Sığır ve inek eti, tavuk, geyik, keçi ve öküz eti; özellikle hayvanın kemikleri, derisi ve sakatat bölgelerinde bolca kolajen bulunur. Tavuk ve diğer hayvanların kemiklerini kaynatarak yapılan kemik suyu da çok önemli bir kolajen kaynağıdır. Portakal, mandalina, ananas, kivi gibi C vitamini içeren besinler; somon gibi omega-3 yağ asidi kaynakları; zeytin, soğan, sarımsak gibi sülfür içeren besinler; elma, domates, havuç gibi kırmızı ve turuncu meyve sebzeler de doğal kolajen kaynaklarındandır.

 

Kolajen takviyesi, besinler dışında toz haline getirilmiş kapsüller, haplar veya sıvı olarak da alınabilmektedir. 2 çeşit kolajen takviyesi vardır; hidrolize kolajen ve jelatin. Jelatin, kolajenin pişirilmesiyle ortaya çıkar. Hidrolize kolajen ise toz ve sıvı halde bulunabilir. Sıvı kolajen daha çok yoğun hareket gerektiren sporcular tarafından kullanılır ve etkisini kısa sürede gösterir. Kolajen kaynağı olarak en iyi alternatif olarak görülmese de yüksek düzeydeki kolajen gereksinimlerinde bir uzmana danışarak kullanılabilir. Özellikle diyabet hastaları ve hamilelik ve emzirme dönemlerindeki kadınlar tarafından kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.